![]()
![]()
Aşık Daimi (İsmail Aydın)
| |
Bir Seher Vaktinde | Ne Ağlarsın Benim Zülfü Siyahim |
Aşık Daimi Şiirleri
Acep O Dilberi Bulamaz Mıyım
Güzel yare verdim ben hayalimi
Acep o dilberi bulamaz mıyım
Felek zulmeyliyor görün halımı
Yar ile şad olup gülemez miyim
Nazlı güzel bilmez oldu halimden
Yitirdim turnamı uçtu elimden
Yari olan yiğit korkmaz ölümden
Dost zülfünden bir tel alamaz mıyım
Yar görmüyor beni ne hale düştüm
Aşkın kazanında kaynayıp piştim
Coşkun seller gibi çağlayıp coştum
Yar ile sohbete dalamaz mıyım
Gönlüm aşka düşmüş bir bülbül gibi
Çeşmimin yaşları çağlar sel gibi
Nazlı canan benden kaçar el gibi
Ne imiş maksadı bilemez miyim
Daimi yim işte budur firakım
Gece gündüz bitmez derdu merakım
Ben bir pervaneyim yar da çırakım
Kapusunda köle olamaz mıyım...>>
Aklım Alıp Del Eyledi
Nedir bu hal gitmez serden
Kametimi dal eyledi
Felek ayırdı o yardan
Göz yaşımı sel eyledi
Seher vakti gezer iken
Ayağıma battı diken
Ben o yare gider iken
Gelme diye el eyledi
Yardır beni aşka salan
Söylemezem dilden yalan
Divane gönlümü çalan
Aklım alıp del eyledi
Yitirdim güzel eşimi
Derde yetirdi başımı
Akıttı gözden yaşımı
Çevre yanım göl eyledi
Daimi derim sözümü
Gafletten açtım gözümü
Mürşüde verdim özümü
Kürelerde hal eyledi...>>
Aklımı Başımdan Nazlı Yar Aldı
Dem vurup dolaştı şem-e pervane
Kül eyledi vücudumu nar aldı
Bir bade içirdi çeşmi mestane
Aklımı başımdan nazlı yar aldı
Ebrular yay olmuş kaşları keman
Düş oldum aşkına el aman aman
Bağban oldum dost bağına bir zaman
Taze bitmiş goncalarım har aldı
Yeridir de deli gönül yeridir
Vefasız dost olan ömür çürüdür
Bir ah çeksem dağı taşı eridir
Şu dertli gönlümü ahuzar aldı
Coşunada deli gönül coşuna
Çok hal gelir aşıkların başına
Meğer dost demişim boşu boşuna
Güvendiğim dağları da kar aldı
Daimi'yim dönmez gider yolunca
Gönülde şad olur dostu bulunca
Mürşidi Kamile yakın olunca
İşte henüz bahçelerim gül aldı...>>
Aldanma Ey Sofu Gel Bize Bize
Yerimiz uzlettir nurumuz kudret
Aldanma ey sofu gel bize bize
Yazılmış dört kitap Mana-i Hikmet
Görüldü ezelden yol bize bize
Biziz Muhammed'in sulbü evrahı
Bendei Hak olan sürer bu rahi
Çok Şükür tecelli etmiş ilahi
Açıldı irfanda gül bize bize
Pirim Hacı Bektaş Veli oturdu
Söğüt ağacından elma yetirdi
Selman arşullahtan engür getirdi
Geldi yeşil benli el bize bize
Kalmadı kederim gitti firağım
Hamdülillah yakın oldu ırağım
Mürşüt himmet etti yandı çırağım
Ol zaman verildi hal bize bize
Daimi'yim gelir alem kamusu
Münkir içindir cehennem tamusu
Terkettim dünyada arı namusu
Asla kar eylemez dil bize bize...>>
Aldı Benliğimi Bitirdi Beni
Bir gerçeğe bel bağladım erenler
Aldı benliğimi bitirdi beni
Damla idim bir ırmağa karıştım
Denizden denize götürdü beni
Nice kabdan kaba boşaldım doldum
Karıştım denize deniz ben oldum
Damlanın içinde evreni buldum
Yine benden bana getirdi beni
Buhar oldum yağdım yağmurlarınan
Toprağa karıştım çamurlarınan
Piştim fırınlarda hamurlarınan
Üstadım sofraya yatırdı beni
Çiğnediler dişlerinen ezildim
Vücut eleğinden geçtim süzüldüm
Çaldı kalem bir deftere yazıldım
İrfan mektebine yetirdi beni
Daimi'yim ermişlerin ereği
Cümle varlık tabiatın gereği
Bir ölmez ananın oldum bebeği
Aldı dizlerine oturdu beni...>>
Ali Geldi
Onüç asır öncesinde Şah-ı Merdan Ali geldi
Meylim kaldı goncasında Has Bahçe'nin gülü geldi
Bana bir harf öğretenin kulu kölesi olurum
İlme talip olanlara bu söz gayet ulu geldi
Zalime iltifat etmek mazlumlara hakarettir
Gerçeklerin öz nefesi bize sabah yeli geldi
Zamanın ilmine göre yetiştirin neslinizi
Er olan gelsin yürüsün erdemliğin yolu geldi
Aşık Daimi dediler bir halkın ozanına
Boş olana boş göründü dolulara dolu geld...>>
Aman Beni Gel Sar Beni
Seni sevdim canü tenden
Aman beni gel sar beni
Asla ayrılamam senden
Aman beni gel sar beni
Deli gönül aşka düşer
Aşkın küresinde pişer
Dalgaların serden aşar
Aman beni gel sar beni
Cemalin benzettim aya
Düştüm serseri sevdaya
Sevişelim doya doya
Aman beni gel sar beni
Sensin gönlümün çırası
Arttı sinemin yarası
Silinsin kalbin karası
Aman beni gel sar beni
Daimi sevdaya düşer
Gah durulur gahi coşar
Hasretin yaremi deşer
Aman beni gel sar beni...>>
Arzeyleyip Halimizi Soranların Aşırıyım
Ey gaziler ben dostların yarenlerin aşıkıyım
Arzeyleyip halimizi soranların aşıkıyım
Dost yolunda can verenler kendisi canan olur
Aynel yakın dost yüzünü görenlerin aşıkıyım
Mevcut olan cümle varlık bir madenin cevheridir
Bu aşkın gerçek sırrına erenlerin aşıkıyım
Senlik benlik küfrü mezhep perde imiş aşıklara
Varlığını dost yoluna verenlerin aşıkıyım
Cemiyette edep gerek marifettir kemalet
Hakikatin güllerini derenlerin aşıkıyım
Silelim gönül evinden ikilik aynasını
Karar eyleyip birlikte duranların aşıkıyım
Şekilden kisveden geçip dertli Daimi gibi
Özünü aşk yollarında yoranların aşıkıyım...>>
Aşk İle Uyandı
Öyle bir aşık oldum ki bütün azalarım yandı
Anamdan doğduğum anda ruhum aşk ile uyandı
Öyle giriftar oldum ki aşk beni derbeder etti
Öyle bir hale geldim ki gören beni mecnun sandı
Öyle bir derde düştüm ki bu dert beni kül eyledi
Öyle bir zar eyledim ki gözyaşını aktı bulandı
Öyle bir güzel sevdim ki vaz gelmemin imkanı yok
Öyle bir cemal gördüm ki gönlüm ruhuyla boyandı
Daimi aşk ikliminde şu cihanda bedelin yok
Öyle bir feryad ettin ki feryadın arşa dayandı...>>
Aşkın Şu Sinemi Delmeden Gel Gel
Medet dilber medet Allah aşkına
Aşkın şu sinemi delmeden gel gel
Kondurayım seni gönül köşküne
Ağyar sırrımızı bilmeden gel gel
Aşık olanların ömrü az olur
Aşıktan maşuka cilve naz olur
Bir gün gazel döker bağın güz olur
Yazık gonca gülün solmadan gel gel
Mesteyledin deli gönül mestedir
Yar yüzünde zülüf deste destedir
Ah elinden can bülbülü hastadır
Akibet can verip almadan gel gel
Çok ağladım görmez oldu gözlerim
Yare zar geliyor tatlı sözlerim
Aşkın emanettir canda gizlerim
Azrail canımı almadan gel gel
Daimi der nakes değil inerdesin
Siyah zülüf yar yüzüne perdesin
Aman leyla car'e yetiş nerdesin
İssız sahralarda kalmadan gel gel...>>
Avcıyım Peşinde Gezerim Leylam
Aşkın tüfengini taktım boynuma
Avcıyım peşinde gezerim leylam
Bir gece üryan ol gel gir koynuma
Leblerinden bade süzerim leylam
Sen içirdin bana aşkın tasını
Mevlam silsin gönüllerin pasını
Yardan ayrılanlar tutar yasını
Giyinmem alları çözerim leylam
DAIMl'yim derdin söyler dostuna
Maşuk isen girme aşık kastına
Koyun beni yar yolunun üstüne
Böylece kazılsın mezarım leylam...>>
Ayrılık Ölümden Beter Değil Mi
Gine havalandı aşk pervanesi
Düşüp aşk oduna tüter değil mi
Haberdar mı bilmem Hublar danesi
Bülbül can içinde öter değil mi
Dırgeyledin benden hüsnü menanın
Senin de bozulur bağın bostanın
Güzel yok mu senin dinin imanın
Senden çekticeğim yeter değil mi
Daimi hüsnüne kurban olayım
Arayıp ben seni kanden bulayım
Senden ayrılırsam nerde kalayım
Ayrılık ölümden beter değil mi...>>
Bana Ne
Ben bülbül olmuşum dostun gülüne
Karganın konduğu daldan bana ne
Aradım özümde buldum mevlayı
Mecnunun gezdiği çölden bana ne
Gönlüme yazılmış cananın adı
Canan imiş aşıkların muradı
Her şeyden üstündür sohbetin tadı
Arının yaptığı baldan bana ne
Uyulur mu ikrarsızın sözüne
Gidilir mi cehaletin izine
Varmak istiyorum aşk denizine
Mandanın yattığı gölden bana ne
Dertli Daimi'yim yardır sevdiğim
Gerçek aşıklara pirdir sevdiğim
İkilikte değil birdir sevdiğim
Ben beni bilirsem elden bana ne...>>
Bayram Gecesinde Bayram Gününde
Gel ey gönül zikredelim Hudayı
Bayram gecesinde bayram gününde
Umalım Huda'dan lütfü etayı
Bayram gecesinde bayram gününde
Müminler Hu çeker dökülür yaşlar
Hakka niyaz eyler dağ ile taşlar
Zikreder seherde envayi kuşlar
Bayram gecesinde bayram gününde
Cümle melaykeler secdeye iner
Hep çarhi felekler Hak diye döner
Arşı Asuman'da kandiller yanar
Bayram gecesinde bayram gününde
Halil İsmail'in kolun bağladı
Annesi de ciğerini dağladı
Cümle peygamberler hep kan ağladı
Bayram gecesinde bayram gününde
O zaman Huda'dan bir ihsan oldu
Arafat Dağında koç kurban oldu
Anda cümle cihan şaduman oldu
Bayram gecesinde bayram gününde
Aşıklar mey ile muhabbet eyler
Hakkı seven canlar ibadet eyler
Adettir dost dostu ziyaret eyler
Bayram gecesinde bayram gününde
Daimi her mührün kalbe basılır
Mescidül Kabeye kandil asılır
Kurbanlar tığlanır koçlar kesilir
Bayram gecesinde bayram gününde...>>
Beni Bu Dert İle Öldürdün Zalim
Girdabı dert oldum ben bu aşk ile
Beni hicran ile doldurdun zalim
Sen halım bilmezsen yadlar ne bile
Gonca güllerimi soldurdun zalim
Akar gözyaşlarını benzer sellere
Kimseler düşmesin böyle hallere
Derdimi söylerim dertli kullara .
Delip şu sinemi deldirdin zalim
Ne olur merhamet eyle lığlıma
Geçti devran gazel düştü dalıma
Seni terk eylemek düşmez yoluma
Aklımı fikrimi aldırdın zalim
Hüsnün nakşolıınmuş benzer mushafa
Bir niyazım bedel yüzbin tavafa
Çok yalvardım yar gelmedin insafa
Beni bu dert ile öldürdün zalim
Daimi'yim eyvah beni ah beni
Nazlı canan sor kerem et gah beni
Eriştirsin maksuduma Şah beni
Gah ağlattın gah i güldürdün zalim...>>
Beni Bu Sevdaya Salanım Gel Gel
Şu gönlümde baki sururi canan
Beni bu sevdaya salanım gel gel
Sardı dört köşemi kateri hicran
Aşk ile sinemi delenim gel gel
Dost bağında biter nevreste güller
Gül dalında öter şeyda bülbüller
Aşıkın halini ne bilsin eller
Şu müşkül halimi bilenim gel gel
Seni sevdim terk eyledim varımı
Dağ olsa taşımaz ahuzanmı
Avcıyam eylerem öz şikarımı
Beni şu çöllere salanım gel gel
Bir dost bulsam halim eylesem beyan
Mecnun gibi gezer hasretin duyan
Sen orda ben burda ömüre ziyan
Aklımı fikrimi alanım gel gel
Daimi derdimden dağlar zar eyler
Şu aşk ile geçen çağlar zar eyler
Sahralar ovalar bağlar zar eyler
Divane gönlümü çalanım gel gel...>>
Benimle Ölmeye Var Sanmış İdim
Yaralıyım bir densizin elinden
Hilesiz hurdasız yar sanmış idim
Başım gitse dönmez idim yolundan
Benimle ölmeye var sanmış idim
Diyordu ben varım aşıkın yari
Bir gün vefasını görseydim bari
Menfaatten uzak riyadan ari
Özünde sözünde er sanmış idim
İnsan sevsem sevgi ile yarışşam
Küsülü dost ile varsam barışsam
Ayağına düşsem toza karışsam
Alırda başına kor sanmış idim
Dünya nedir insan nedir can nedir
Beden nedir bedendeki kan nedir
Akış nedir zaman nedir an nedir
Onu görür beni kör sanmış idim
Daimi'yim gayrı varmam üstüne
Gerçek olan gönül bağlar dostuna
Meğer tilki girmiş kuzu postuna
İşte böylesine aldanmış idim...>>
Bir Gün Olur Gelir Diye
Arzu çekerim o yare
Bir gün olur gelir diye
Şu sinem oldu bin pare
Cananını bulur diye
Aşk ile bağrım ezerim
Söyler derdimi yazarım
İlde umutlu gezerim
Yar halimden bilir diye
Ararım lebi balımı
Kuruttu budak dalımı
Yare söylerim halımı
Göz yaşımı siler diye
Gördüm yari otağında
Yandırdı gençlik çağında
Yazık ömrümün bağında
Gonca güller solar diye
Daimi'yim bir kemterim
Kara Bağrımı döğerim
Naçarım boynum eğerim
Bu dert bende kalır diye...>>
Bir Soysuz Gülümü Talan Eyledi
Benim şu ömrümün bahar çağında
Bir soysuz gülümü talan eyledi
Gam yükünü aldım gam otağından
Sinem bülbülleri nalan eyledi
Alemde devranım var olur diye
Özüme hakiki kar olur diye
Ben bir güzel sevdim yar olur diye
Yıktı şu gönlümü viran eyledi
Sandım şeker tatlı lebe bulaşık
Siyah zülüf ak gerdana dolaşık
Şu dünyada nice yaralı aşık
Canını canana kurban eyledi
Yanakları benzer kudret balına
Sırmadan saçbağı asmış dalına
Nazlı sevdiğim salına salına
Çıkıp bahçelere seyran eyledi
Çoktur Daimi'nin çevri belası
Olmuş dertli gönlüm yar müptelası
Şu serimden eser aşkın havası
Yandırdı sinemi büryan eyledi...>>
Bize Kibriyadan Nur Geldi Geldi
Ervahi ezelde sulbü maderde
Bize Kibriyadan nur geldi geldi
Kalktı ara yerde kalmadı perde
Cümle aşıklara kar geldi geldi
Gönlümün çırası tutuştu yandı
Benim bu feryadım arşa dayandı
Kerbela çölleri kana bulandı
Bu hal müminlere zar geldi geldi
Tarikat yolları sürülmez oldu
Kayıptır nişanlar görülmez oldu
Hakikat bağına girilmez oldu
Muhabbet gülüne har geldi geldi
Mekan oldu bana dağlar yüceler
Aşkın kitabından aldım heceler
Yine çattı şu matemli geceler
Aşkı şavk ehline zar geldi geldi
Daimi müşküller seçilemiyor
Uğru var yollarda geçilemiyor
Nihan oldu sırlar açılamıyor
Bu zaman bizlere dar geldi geldi...>>
Bülbül Gonca Güle Aşık Değil Mi
Bağban niçin esirgersin bu gülü
Bülbül gonca güle aşık değil mi
Goncaya değmesin sakın yad eli
O gonca bülbüle layık değil mi
Madem ki aşk ile yoğruldu Adem
Niçin eylediler bu aşkı müphem
Niçin sevgililer ediyor sitem
Seven aşıklara yazık değil mi
Var mıdır dünyada kam alan kişi
Akla ziyan imiş feleğin işi
Yaktı yüreğimi aşkın ateşi
Bağrım kebap oldu yanık değil mi
Bu nasıl sevdadır bu nasıl elem
Kargalar dem çeker bülbüller matem
Engel bırakmıyor olalım hemdem
Acep dostlar buna tanık değil mi
Aşık isen sürün gel dedin geldim
Ağlarken yaşını sil dedin sildim
Sen bana kahrettin ben sana güldüm
Daimi ahtına sadık değil mi...>>
Bülbülü Şeydaya Eş Etti Beni
Sevgili yarenden bir name geldi
Şadu handan kılıp hoş etti beni
Sohbeti sözleri bağrımı deldi
Aşkıma aşk katıp coş etti beni
Dest vuraydım erenlerin camına
Gönül intizardır dost selamına
Eyvallah efendim nur kelamına
Sanki defineye düş etti beni
Daimi erelim can vahdetine
Aşıkız kamilin kerametine
Şükrolsun Huda'nın adeletine
Bülbülü şeydaya eş etti beni...>>
Canı Birleştirdik Canana Geldik
Enelhak denilen mana özünü
Anladık sırrını ayana geldik
Hep bir idik iptidada mekanda
Serpile serpile bu yana geldik
Hoş bir hikayettir Adem'le Havva
Müsbet tekamülden olmadık tenha
Erdem tabiattan insana reva
Canı birleştirdik canana geldik
Cevherin özüdür cismi insanın
Hakkın sıfatıdır resmi insanın
Yalnız cehalettir hasmı insanın
Yıkıp yok etmeye meydana geldik
Mayası hakikat gevheri hüma
Tükenmez madeni bir oldu sima
Sormadılar bize kağıt diploma
Yazıldık mektebi irfana geldik
Daimi'yiz toplum ereğimizdir
Topluma yönelmek gereğimizdir
Toplum ile çarpan yüreğimizdir
Can ile baş ile kurbana geldik...>>
Canların Cananı Geldi
Tazelensin yine demler
Canların cananı geldi
Gelsin demler gitsin gamlar
İçmenin zamanı geldi
Şafak vakti bülbül sesi
Güledir onun hevesi
Artık dinsin inlemesi
Baharın gülşanı geldi
Daimi'ye haldaş olan
Yolu ile yoldaş olan
Canlar ile gardaş olan
Gönlümün ozanı geldi...>>
Car Günündür Yetiş Muhammet Ali
Temenni eyledim güzel pirime
Car günündür yetiş Muhammet Ali
Yüzümü tutmuşam desti girine
Car günündür yetiş Muhammed Ali
Aşığını ağlatuben güldüren
Düşkünlerin elin tutup kaldıran
Şol alemi rahmet ile dolduran
Car günündür yetiş Muhammet Ali
Cümle naçar kullarının sahibi
Gönüller mihmanı dertler tabibi
Evliyalar şahı Hakkın habibi
Car günündür yetiş Muhammet Ali
Evvel dört kapıyı izhar eyleyen
Çıkıp arşullahta kendi söyleyen
Hakikatin ummanını boylayan
Car günündür yetiş Muhammet Ali
Daimi der gönüllerde nur olan
Hakikatin çevresine sur olan
Dört can ile bir noktada sır olan
Car günüdür yetiş Muhammet Ali
Aşık Daimi Şiirleri
Cümle Alem Bir Can İmiş Bilmedim
Ben beni bilmezdim hatır kırardım
Meğer ilmim noksan imiş bilmedim
Ben insandan başka ilah arardım
Meğer kamil insan imiş bilmedim
Tüm vadiler gibi sahralar gibi
Sıradağlar gibi yaylalar gibi
Akan sular gibi deryalar gibi
Cümle alem bir can imiş bilmedim
Daimi'yim benliğime kanardım
Kendimi görmezdim eli kınardım
Kişiyi kendime düşman sanardım
Nefsim bana düşman imiş bilmedim...>>
Cümle Aşk Ehlinin Meyhanesi Ol
Bulmak isterisen eğer didarı
Semine çarh vurup pervanesi ol
Terkeyle dünyada can ile varı
Muhammet Ali'nin üryanesi ol
Azmeyleyip bu menzile erelim
Men-aref sırrında didar görelim
Girip bahçesinde güller derelim
Hakikat mülkünün gülşanesi ol
Bu müminlik bir hekmettir atalar
Bir noktada canı cana katalar
Alıp seni elden ele tutalar
Erenler katının dürdanesi ol
Ol nazlı cananın aşkı bendedir
Şirin muhabbeti dertli candadır
Muhammet Ali'nin nuru sendedir
Fehmeyle kendini bir tanesi ol
Daimi kemterim çıraklar yansın
Hakikat meydanı nura boyansın
Ol Abu Kevserden içenler kansın
Cümle aşK ehlinin meyhanesi ol...>>
Derdim Eyvallah Eyvallah
Şükür dostun cemalini
Gördüm eyvallah eyvallah
El uzatıp güllerini
Derdim eyvallah eyvallah
Pervaneyim didarına
Yanarım aşkın narına
Enel Hak Mansur darına
Durdum eyvallah eyvallah
Gam çekerim yar elinden
Bülbül öter zar elinden
Vardır o didar elinden
Derdim eyvallah eyvallah
Muhabbeti i Hak pazarım
Söyler derdimi yazarım
Ruzü şeb dilde ezkarım
Virdim eyvallah eyvallah
Daimi'dir ehli iman
Eylenmez gönlümde güman
Özümü dosta tercüman
Verdim eyvallah eyvallah...>>
Derdin İle Ölsem Bile
Yar senden ayrı olmazsam
Dara layık olsam bile
Sırrını yad'a açmazam
Derdin ile ölsem bile
O yar bana nazı eder
Münkür olan bize nider
Yari görsem gamım gider
Sararuben solsam bile
Aşkın halinden bilirem
Ben bu dert ile ölürem
O yar var iken gülürem
Nice derde dalsam bile
Ah çeküben ağlamazam
Coş eyleyip çağlamazam
Yad'a meyil bağlamazam
Yardan uzak kalsam bile
Daimi gördüm vechini
O yar göç etti göçünü
Derim feleğin suçunu
Huzuruna gelsem bile...>>
Dertlıyem Derdime Devaya Geldim
Mahitap hüsnüne mevtun olalı
Uğrayuben türlü sevdaya geldim
Sararuben soldum aşka dalalı
Dertliyem derdime devaya geldim
Bir didar seyrettim bezmi irfanda
O didarın şavkı kaldı bu canda
Selman ile bile Arşı Rahmanda
Yüz sürüp Kabeyi ülyaya geldim
Yar elinden müşkül hallere düştüm
Yazık genç ömrümde dillere düştüm
Bende mecnun oldum çöllere düştüm
Bağlanıp da saçı leylaya geldim
Ak göğsüne inci mercan düzelim
Bir zaman da gurbet elde gezelim
Kerem kıl halime nazlı güzelim
Elindeki meyi sehpaya geldim
Gel Daimi al eline sazını
Aşık çeker maşukunun nazını
Ne çabuk güz ettin ömrün yazını
Elaman deyüp de dergaha geldim...>>
Dertli Bülbül Gibi Zarım Var Söyle
Sail gider isen huzuri yare
Dertli bülbül gibi zarım var söyle
Eyledim sinemi ben pare pare
Leylü nehar sönmez narım var söyle
Yardır şu gönlümde mihr ile mahım
Göklere erişti feryadım ahım
Acep ne haldedir zülfü siyahım
Benim bir şevkatli yarim var söyle
Daimi yoluna bakınsın gezsin
Gerdana inciler takınsın gezsin
Uğru haramiden sakınsın gezsin
Benim o bahçede barım var söyle...>>
Dokun Zülfü Tellerine
Gider isen badı saba
Uğra canan illerine
Yürü benden selam söyle
Dost bağının güllerine
Yar bana verdi nevdayı
Ağlattı dertli şeydayı
Görürsen melek simayı
Dokun zülfü tellerine
Gör sinenin yanıkını
Gönül arar maşıkını
Hayran eyler aşıkını
Tatlı şirin dillerine
Keklik şahinden sakınır
Bülbül de güle bakınır
O yar kınalar yakınır
Gülden nazik ellerine
Daimi der ki varılsam
Gül olsam bağda derilsem
Kemer olup da sarılsam
O incecik bellerine...>>
Dolanıp Boynuma Halkalanmayı
Gönül bir canana ikrar eyledi
Ötüp dost bağında şeydalanmayı
Siyah zülfün beni berdar eyledi
Dolanıp boynuma halkalanmayı
Bahtımı bir kara baht eylediler
Gönlümü o yare taht eylediler
Cümle aşıkanlar aht eylediler
Cananın yolunda cefalanmayı
Uçtu şeyda bülbül gitti yaz elden
Deli gönlüm vazgeçmiyor güzelden
İkrar etmedin mi bana ezelden
Meyvayı hüsnünle vefalanmayı
Aşık olan ahenk eyler saz eyler
Muhabbetin can mülkünü yazeyler
Dertli olan talep eyler arzeyler
Tabip kapusunda şifalanmayı
Kim ki özün aşka etti ise kul
Hakkın huzurunda oldular makbul
Daimi Hak için eyledi kabul
Leyla Leyla deyip nidalanmayı...>>
Dost Beni
Arzuladım ben de dostu görmeğe
Çekti huzuruna aldı dost beni
Diz çöktüm önünde yüzüm sürmeğe
Aldı yerden yere çaldı dost beni
Cehalet bir perde çekti önüme
Yazık oldu baharıma ömrüme
Teselli ararken garip gönlüme
Aşkın girdabına saldı dost beni
Dertli Daimi'yim gurbet ellerde
Türkümüz söylenir esen yellerde
Sessiz vadilerde ıssız çöllerde
Aradı sonunda buldu dost beni...>>
Dost Diye Diye
Ben gönlümü kul eyledim ehli irfana
Kamil insana
Dost elinden çekmem eli gitmem yabana
Durdum divana
Dost diye diye
Düştüm mürşit kemendine sardım özümü
Verdim özümü
Mürşit bana ayna oldu gördüm özümü
Serdim özümü
Dost diye diye
Tutuştu gönlüm elinden sönmez bir daha
Dönmez bir daha
Dosttan başka gerek mi var bir kıblegaha
Girdin dergaha
Dost diye diye
Oturmuş gerçek erenler sohbette sazda
Demde niyazda
İçirdi deminden saki bize birazda
Gönlüm avazda
Dost diye diye
Daimi'yim her an arar gözlerim seni
Özlerim seni
Alır gönül köşesine gizlerim seni
İzlerim seni
Dost diye diye...>>
Dostları Görmeye Geldik
Bizler Avusturalya'ya
Dostları görmeye geldik
Anavatandan buraya
Dostları görmeye geldik
Bedia Akartürk bülbül
Mediha Şen bir deste gül
Hep bir sevgi hep bir gönül
Dostları görmeye geldik
Canan Canhoş kekik gibi
Sekişi var keklik gibi
Emmi gardaş dayı gibi
Dostları görmeye geldik
Candan bağlan onuruna
Gerçekliğin gururuna
Ta Sidney'e Melbourn'a
Dostları görmeye geldik
Daimi aşıktır size
Sevginiz şifadır bize
Hürmetim var hepinize
Dostları görmeye geldik...>>
Dosttan Bir Armağan Gül Geldi Bize
Yağmur yağar kayalara ıslanır
Dosttan bir armağan gül geldi bize
Benim yarim al giyinir süslenir
Şirin leblerinden bal geldi bize
Şu alem maksuda erdiği zaman
Hakkın didarını gördüğü zaman
Terazi mizanı kurduğu zaman
Yeşil benli olan el geldi bize
Muhammet Ali'dir elinde asa
Turda tecelliyi seyretti Musa
Ruhül Kudüs oldu Hazreti İsa
Meryem'in zülfünden tel geldi bize
Şu gönlüm muhabbet ister dostundan
Evladı Resuldür kadim postundan
İçenler mest olur dolu destinden
Muhammet Ali'den kul geldi bize
Daimi der bu aşk beni çoşurur
Dalgaları gelir serden aşırır
Dağlarda dolaşan izin şaşırır
Hakikate giden yol geldi bize...>>
Dünyalar Başıma Dar Oldu Leylam
Yar ben senden ayrı düştüm düşeli
İşim bülbül gibi zar oldu leylam
Aşkın dalgalan serden asalı
Dünyalar başıma dar oldu leylam
Figanım sığmıyor bütün cihana
Seni sevdim oldum deli divane
Sen Şem'imsin ben bin çarkı pervane
Şu özümü yakan nar oldu leylam
Akar gözyaşlarını benzer sellere
Mecnun oldum mekan açtım çöllere
Düşürdün bizleri dilden dillere
Sanma bu hal sana kar oldu leylam
Deli gönlüm her giz arz eder seni
Maksuda erdirsin cenabi gani
Yar name gönderip istedin beni
Gelemedim dağlar kar oldu leylam
Daimi'yim der ki görün sahipler
Fehmeyler bu halı aşka talipler
Ara yere engel olmuş rakipler
Gülümün çevresi har oldu leylam...>>
Ehli Aşka Taşlar Atanlara Yuf
Evvel bizim ile ikrar eyleyip
Sonra delalete batanlara yuf
Gelip cemimize Pazar eyleyip
Anı da ağyara satanlara yuf
Minnetimiz vardır ulu Celiye
İkrarımız Hacı Bektaş Veli'ye
Aşıkı Hak olan yardır Ali'ye
Ehli aşka taşlar atanlara yuf
Hakkın didarını görmektir kastım
Yoluna fedadır can ile postum
Düşmanına düşman dostuna dostum
Ol ağyara meyil katanlara yuf
Can ile ser ile Hakka gelmeyip
İkiliği kalp evinden silmeyip
Evladı Ali'nin kadrin bilmeyip
Gaflet uykusunda yatanlara yuf
Daimi'yem ölsem dönmem sözümden
Fark etmişem kemlik yoktur özümden
Gerçek olan belli olur gözünden
Taşı mercan diye tutanlara yuf...>>
Ela Gözlüm Yaktın Beni
Şu karşıdan gelen maya
Yar cemalin benzer aya
Sevemedim doya doya
Ela gözlüm yaktın beni
Boyun benzer ince dala
Sen düşürdün haldan hala
Canım sana kurban ola
Ela gözlüm yakma beni
Daimi'nin kara bahtı
Benim ile etmiş ahtı
Senin ile gönül tahtı
Ela gözlüm yaktın beni...>>
Enel Hak Deyüp De Çeken Darını
Mürşütten bizlere feyzi ilahi
Erişti de gördük Hak Didarını
Sonsuz ferraşına düşer billahi
Enel Hak deyüp de çeken darını
Terkedüben külli vardan geçenler
Helalini haramını seçenler
Pir elinden dolu bade içenler
Verir cananına külli varını
Zümrei Naciden al feyzi ilham
Olagör yolunda kemleri gülam
İkrara düşenler kalırlar müdam
Kalbinle açıkla bahtı yarini
Kendine nevsini eyleme rehber
Akibet yolunda olur bir ejder
Gayen bu esrare ermekse eğer
Teslim ol pirine bil ecvarını
Daimi'yi fehmet Hak ile Hak'tır
Sülbi mevalidir kemliği yoktur
Bu yollarda uğru harami çoktur
Enginlerden yürüt ol katarını...>>
Enel Hak Diyenler Dara Dolaştı
Ömrüm baharının gülşen çağında
Gönlüm bir cefakar yara dolaştı
Goncalar açılmış yarin bağında
Gönül bülbüllerim hara dolaştı
Bu imiş aşıkın bahtı karası
Açılmaz tabibe gönül yarası
Bir an tutuşunca aşkın çırası
Döndü pervanemiz nara dolaştı
Daimi'yim gitti dostların göçü
Elem ile doldu gönlümün içi
Hallac'ı Mansur'un ne idi suçu
Enel Hak diyenler dara dolaştı...>>
Ettiklerin Doğru Mudur Sen Söyle
Bana cevretmekten usanmayan yar
Ettiklerin doğru mudur sen söyle
Sazıma sesime uyanmayan yar
İkrarımız eğri midir sen söyle
Bir güzel elinden içtik şarabı
Olduk o şarabın mesti harabı
Gönül ızdırabı aşkın azabı
Çekilecek ağrı mıdır sen söyle
Ey dişleri inci gerdanı sedef
Yandırıp aşıkı eyleme telef
Senin kipriğinin okuna hedef
Daimi'nin bağrı mıdır sen söyle...>>
Ezelden Didarı Gördükte Geldik
Sual etmen bizim hikmetimizden
Ezelden didarı gördük de geldik
Çok mana açılır ülfetimizden
Ademle cennete girdik de geldik
Şit olduk İdrise geldik eylendik
Hakikat rumzunu orda söylendik
Be bir nokta ile pünhan eylendik
Bir olduk birlikte durduk da geldik
Evvel yetmiş iki babdan seçildik
Aşkın hızarına düştük biçildik
Pir elinden dolu olduk içildik
Mektebi irfana girdik de geldik
Arif imiş hal içinde hal güden
Gerçek erenlerin izine giden
Yedi iklim dört köşeye hükmeden
Süleyman tahtını kurduk da geldik
Daimi dönmeyiz bu doğru rahtan
Beratımız geldi Ulu Dergah'tan
Biz destur almışız gül yüzlü Şah'tan
Muhabbet gülünü derdik de geldik...>>
Felek Baharımı Kış Etti Geçti
Erzincan ilinde seyran ederken
Bir güzel gönlümü coş etti geçti
O nazlı yar ile devran ederken
Felek baharımı kış etti geçti
Ben bir güzel gördüm bağda salınır
Dedim çok salınma aklın alınır
Gören yiğitlerin bağrı delinir
Sordu hatırımı hoş etti geçti
Gel dedim sarayım ince belini
Dereyim bağında gonca gülünü
Sevdim muhabbetli tatlı dilini
Aşkın zehirini nuş etti geçti
Güzel olan sever aşık olanı
Yar aşkına sevda ile dolanı
Nasıl sevmeyeyim kendi geleni
Beni sevdalara düş etti geçti
Çoktur Daimi'ye aşkın cefası
Bunda yoktur aşıkların sefası
Acep o güzelin yok mu vefası
Efkarım bir iken beş etti geçti...>>
Gardaş Özün Mürşüdüne Bendeyle
Marifet babında görünen hizmet
Gardaş özün mürşüdüne bendeyle
Budur hakikatta ahkamı izzet
Gardaş özün mürşüdüne bendeyle
Hak yüzünü görüp coşmak istersen
İlmin deryasına düşmek istersen
Yanıp bu kürede pişmek istersen
Gardaş özün mürşüdüne bendeyle
Bu aşıklık denen acayip haldir
Şirin muhabbettir şekerdir baldır
Eğer talip isen hicabın kaldır
Gardaş özün mürşüdüne bendeyle
Bilir misin nedir sureti ahsen
Kuran-ı natıktır bu cümle beden
Özge yerde Hakkı bulamazsın sen
Gardaş özün mürşidine bendeyle
Daimi ustadır kelamı söyler
Kendini fark eden alemi neyler
Mürşüde bend olan ummanı boylar
Gardaş özün mürşüdüne bendeyle...>>
Gel Beri
Güzel sen ne salınırsın
Gel beri canan gel beri
Güzelim der alınırsın
Gel beri canan gel beri
Melek misin hürü müsün
Şu göklerin nuru musun
Bu fakirin yarimisin
Gel beri güzel gel beri
Siyah zülfün tel tel olmuş
Yanağın gülleri solmuş
Gönlüm hicran ile dolmuş
Gel beri güzel gel beri
Güzellerin şahısın sen
Alemlerin mahısın sen
Şu gönlümün rahısın sen
Gel beni canan gel beri
Daimi'yim yandım nare
Bülbül oldum düştüm zare
Şu derdime eyle çare
Gel beri canan gel beri...>>
Gel Derdime Derman Eyle
İlahi mürüvvet senden
Gel derdime derman eyle
Cemalin gizleme benden
Gel derdime derman eyle
Alemler sultanısın sen
Hem keremler kanısın sen
Rahmeti bol ganisin sen
Gel derdime derman eyle
Rahim sensin Rahman sensin
Gönüllerde mehman sensin
Dertlilere derman sensin
Gel derdime derman eyle
Mahitabım sensin ezel
Döküldü dalımda gazel
Mürüvvet kıl şah Lemyezel
Gel derdime derman eyle
Daimi nicolur halım
Kurudu budağım dalım
Merhamet kıl sen al elim
Gel derdime derman eyle...>>
Gel Seninle Dost Olalım
Kaçma benden uzaklara
Gel seninle dost olalım
Sakın düşme tuzaklara
Gel senimle dost olalım
Görünüyorsun ben gibi
Aynı varlığım sen gibi
Bir baş gibi beden gibi
Gel senimle dost olalım
Ben senden değilim ayrı
Ayrı görüp olma sayrı
Şu ikilik bitsin gayrı
Gel senimle dost olalım
Dostluk her şeyden uludur
Dostluk erdemlik doludur
Bu yol esenlik yoludur
Gel senimle dost olalım
Daimi dir ozanımız
Dosta fedadır canımız
Kindir bizim düşmanımız
Gel senimle dost olalım...>>
Gelir Geçer Hayal Gibi Düş Gibi
Asla konmam muhannetin yurduna
Muhannetin yeli eser kış gibi
Özün saldım bir yosmanın derdine
Dolaştım bir zaman başı boş gibi
Bağban isen gülün yada yoldurma
Maşuk isen sırrın yada bildirme
Üç günlük dünyaya meyil aldırma
Gelir geçer hayal gibi düş gibi .
Aşık maşukuna sırrın bildirir
Cahillerin sözü beni öldürür
Kahpe felek güler eli güldürür
Fakat bana kalbi katı taş gibi
Kuşattı sevdiğim aşk libasını
Aşık olan çeker gönül yasını
Pirler bana sundu aşkın tasını
Mest oldum gezerim bir ayyaş gibi
Ey Daimi nedir sendeki efkar
Her şeye üzülmek ömre pek zarar
Herkesin bir dostu bir sevdiği var
Ben kalmışım perakende kuş gibi
Aşık Daimi Şiirleri Aşık Veysel Şatıroğlu Ben giderim adım kalır Can bedenden ayrılacak yazan: Ümit YaşarOğuzcan Dostlar beni hatırlasın Hacı Bektaş Medet mürvet deyip kapına geldim Tabiata Veysel Aşık Kara Toprak Senlik Benlik Nedir Bırak Ala Gözlü Benli Dilber
Gezelim Bahçe Bağları
Gelir misin benim ile
Gezelim bahçe bağları
Sevişelim senin ile
Hoş geçirelim çağları
Yar dişlerin meknun gibi
Akar yaşım ceyhun gibi
Dertli gönlüm mecnun gibi
Dolaşır yüce dağları
Gam efkar geldi bürüdü
Yaşım sel oldu yürüdü
Kalmadı her an eridi
Şu yüreğimin yağları
Hak nefesin dinler gezer
Bilir misin kimler gezer
Hasta olan inler gezer
Dem devran eder sağları
Daimi'ye yok mu biat
Gel sevdiğim etme inat
Kirpiklerin olmuş cellat
Vurdu sineme tığları...>>
Gitmiyor Serden Hayalı
Paha mıdır didarına
Şu bütün dünyanın malı
Düş oldum yar sevdasına
Gitmiyor serden hayali
Bezmi rahın ayan olmuş
Şu cümle aşıkanına
Seven varsa işte gelsin
Biziz ol sülbi mevali
Muallaktır aşkın işi
Girmeyenler uzak dursun
Men arefe agah olan
Seçer haramı helali
Gel beri ey cahil sofu
Eyleme kendini bedbaht
Burda haramzade olan
Çeker divanda zevali
Gel Daimi can Daimi
Şükrünü kesme canandan
Mahşer günü hazreti Hak
Göstersin bize cemali...>>
Gonca Güllerini Deresım Geldi
Azmi rah edeyim dost illerine
Nazlı cananımı göresim geldi
Düzüldü kervanım aşk yollarına
Gonca güllerini deresim geldi
Deli gönlüm eyler aşk ahengini
Aradım da bulamadım dengini
Gördüm mah yüzünde üç beş bengini
Yüzüm gerdanına süresini geldi
Yaz gelir bahçede açılır yaprak
Türlü mor menekşe kuşanır toprak
Yanağı şavk vurur sanki bir şafak
İnce bellerini sarasım geldi
Düş oldum derdine dermanım yoktur
Yaremi saracak lokmanım yoktur
Yardan ayrılalı devranım yoktur
Yare bir armağan veresim geldi
Daimi'ye olmaz bu derdu hasret
Aşığa bilinir alemi kesret
Bu hicran elinden eyledim nefret
Yarimin halini sorasım çeldi...>>
Gonca Gülüne Gülüne
Berdar oldum nazlı yarin
Zülfü teline teline
Bülbül oldum vardır zarım
Gonca gülüne gülüne
Bir akar pınar olaydım
Yarim testine dolaydım
Bir gümüş kemer olaydım
İnce beline beline
Dünya başa zindan gibi
Yanan gönlüm suzan gibi
Dalgam vardır umman gibi
Aşkın yeline yeline
0l gıllugıştan boşandım
Aşk libasını kuşandım
Türap oluben döşendim
Doğru yoluna yoluna
Daimi'yim gör neyledim
Aşk deryasını boyladım
Özümü katre eyledim
Aşkın seline seline...>>
Gör Seher Yeli
Eğer gider isen yarin iline
Selamımı yare ver seher yeli
Can bülbülü hasret kaldı gülüne
O gül çehresini gör seher yeli
Yürüdüğün yollar duman mı dağ mı
Etrafı yeşillik bahçe mi bağ mı
O nazlı sevdiğim hasta mı sağ mı
Bir kez hatırını sor seher yeli
Kirpikleri oktur sineme çakar
Gören aşıkların bağrını yakar
Yarim seher vakti seyrana çıkar
Zülfünü yüzüne vur seher yeli
Elleri kınalı yakılar ile
Göğsü elvan elvan takılar ile
Yayladan aldığın kokular ile
Yarin çevresini sar seher yeli
Dertli Daimi'yim buralı olsam
Güzeller yurdunun maralı olsam
Şu gurbet ellerin kiralı olsam
Yardan ayrılması zor seher yeli...>>
Gördü Özümü Özümü
Bir dilberim aşka layık
Gördü özümü özümü
Çok şükürler hup didara
Açtım gözümü gözümü
Gayri güzel neylerim ben
Aşk deryasın boylarım ben
Tenhalarda söylerim ben
Yare sözümü sözümü
Muradımı alamadım
Şadolup da gülemedim
Kayıp ettim bulamadım
Kumru bazımı bazımı
Varmışam aşk devranına
Yanar gönlüm suzanına
Nazlı yarin gerdanına
Sürdüm yüzümü yüzümü
Daimi'yim sevdiğime
Dermana varam hekime
Nazlı yardan özge kime
Kilam nazımı nazımı...>>
Gül İle Goncaya Değişmem Seni
Her güzele vermem gönül tahtımı
Gül ile goncaya değişmem seni
Sen ağarttın bu karanlık bahtımı
Güneş ile aya değişmem seni
Gel deneme nazlı yarim deneme
Sitem taşlarını vurma sineme
Yüz Arzu'ya yüz Aslı'ya Senem'e
Şirin'e Leyla'ya değişmem seni
Daimi'yim sensin kanadım kolum
Ey ılık baharım çimenli yolum
Ey gözleri yaşlı ey gönlü dolum
inan ki dünyaya değişmem seni...>>
Güzel Baharını Geçirmeden Gel
Gel güzelim yele verme ömrünü
Ömür bir fırsattır kaçırmadan gel
Yaşam mevsim mevsim gelip geçiyor
Güzel baharını geçirmeden gel
Yüz yıl yaşasan da sonu nolacak
Çürüyüp bedenler toprak olacak
Sonbahar gelince güller solacak
Yorum (yok)
Yorum yaz!
Kalıcı Bağlantı
Aşık Veysel Şatıroğlu
11/9/2008
Dostlar beni hatırlasın
Düğün olur bayram gelir
Dostlar beni hatırlasın
Tütmez baca, yanmaz ocak
Selam olsun kucak kucak
Dostlar beni hatırlasın...
Aşık Veysel, hayatini anlattığı bir şiirinde"Ücyüz-onda gelmiş idim cihana" diyor. Yıl 1894 oluyor hesapça. Sivas'a bağlıŞarkışla ilçesinin Sivrialan Köyünde dünyaya gelmiş. Anasi Gulizar, bir yaz günükoy dolaylarındaki Ayıpınar merasına koyun sağmaya gittiğinde; oracıkta bir yolüstünde doğurmuş Veysel'i. Göbeğini de kendi eliyle kesmiş. Yaman kadınmışGülizar ana. Bebesini bir çaputa sarıp yürüye yürüye köye dönmüş. Babası Ahmet;bebenin adini Veysel koymuş. Yıllar geçmiş aradan büyümüş, konuşmuş, yürümüşVeysel çocuk. Böylece yedi yaşına varmış. O yıl bir çiçek hastalığı salgınıolmuş Sivas'ta. Küçük Veysel de yakalanmış. Sol gözünde, cicegin beyi çıkmışkendi deyimiyle... Göz akıp gitmiş. Sağ gözüne de perde inmiş, önceleri. Yalnızışığı seçebiliyormuş, bu gözüyle. Babasına "Çocuğu Akdağmadeni'ne götür, oradabu gözünü açacak bir doktor var." demişler. Sevinmiş Ahmet emmi. Gel gör kitalihsizlik yine yakasını bırakmamış Veysel'in. Bir gün inek sağarken babasıyanına gelmiş. Veysel ansızın donuverince; yakında bulunan bir değneğin ucuöteki gözüne girivermiş. O göz de akıp gitmiş böylece. Veysel'in Ali adında birağabeysi ve Elif adında bir kız kardeşi varmış. Hepsi çok üzülmüşler Veysel'inkotu kaderine.
Babası meraklı adammış. Halk ozanlarından şiirlerokuyup ezberleterek avutmaya çalışmış oğlunu. Sivas'ın köyleri saz sairleriyledolu. Onlar da ara sıra gelip Ahmet emminin evine uğrarlarmış. Veysel ilgiyledinlermiş calip söylediklerini. Babası, oğlunun ilgisini görünce; bir saz alıpvermiş ona. İlk saz derslerini, babasının arkadaşı olan Çamşıh'lı Ali Ağa'danalmış. Ve gitgide, kendini iyice saza vermiş Veysel. Unlu Halk ozanlarınınşiirlerini çalıp söylemiş bir zaman. Yirmibes yasındayken (1919) anası, babasıVeysel'i Esma adında bir kızla evermişler ve kısa sure sonra ikisi de göçüpgitmiş bu dünyadan (1921). Acı üstüne acı gelmiş, ama bitmemiş talihin kotuoyunu. İkinci çocuğu on günlükken, anasının memesi ağzına tıkanarak ölmüş,ardından da karisi yanaşmalarıyla evden kaçmış. Bu olay çok koymuş Veysel'e.Daha dertli olmuş ve iyice içine kapanmış. Karisi koyup gittiğinde bir kızıvarmış Veysel'in. Daha bir yasini bile bitirmemiş. İki yıl kucağında gezdirmişVeysel, ne çare o da yaşamamış. Bu sıralar Veysel'i yeniden evermişler. Bukarisi çocuk vermiş Aşığa. Biri olmuş, iki oğlan, dört kız, altısı sağ. Onlar da18 torun vermiş Veysel'e.
Aşık Veysel, Cumhuriyetin Onuncu yıldönümüne rastlayan 1933 yılına kadar, başka ozanların şiirlerini çalıp söylemiş.Kendi deyişlerini söylemekten utanır, çekinirmiş. O yıllarda sairlerimizdenrahmetli Ahmet Kutsi Tecer tanımış Veysel'i. Onun ışık tutuculuğuyla Veysel'inşiirleri aydınlığa kavuşmuş. Veysel; şairliğinin gelişmesinde Tecer'in büyükyardımlarını gördüğünü söylerdi her zaman. Veysel'in gün ışığına çıkan ilk şiiriGazi Mustafa Kemal Pasa için söylediği: "Türkiye'nin ihyası Hazreti Gazi"mısrasıyla başlayan şiirdir. Bundan sonra bütün yazdıklarını calip söylerolmuştu. 1933 yılına kadar, köyünden dışarı hemen hemen hiç çıkmadığı halde;bundan sonra bütün yurdu dolaşmış, yurdunun çeşitli şehirleriyle kasabalarını,köylerini yakından tanımıştır. Halk ozanlarından en çok Karacaoglan'i, Yunus'u,Emrah'i, Dertli'yi severdi. Çağımızın ozanlarından Ahmet Kutsi Tecer'in ayrı biryeri vardı Veysel'de. Onun aracılığıyla Koy Enstitülerinde bir sure sazöğretmenliği de yapmıştı Veysel. Sırasıyla Arifiye, Hasanoğlan, Cifteler,Kastamonu, Yildizeli, Akpınar Koy Enstitülerinde bulunmuştu. 1952 yılındaİstanbul'da büyük bir jübilesi yapılan Aşık Veysel'e 1965 yılında Türkiye BüyükMillet Meclisi, "Anadilimize ve Milli Birliğimize yaptığı hizmetlerden dolayı"özel bir kanunla vatani hizmet tertibinden aylık bağlamıştı.
Veysel'in bir başka özelliği daha vardı; köyünde ve çevresinde ondan önce birtek meyve ağacı olmadığı halde, Sivrialan'da ilk meyve bahçesini oyetiştirmişti. Hem öyle bir bahçe ki, içinde elmadan kayısıya, kirazdan cevizekadar turlu turlu meyve ve çiçek vardı. Veysel, kardeşlerinin yardımıyla bubahçeyi yapmaya başladığı zaman köylüleri "Atalarımız bunca yıl böyle bir isyapmamışlar, su kor adam onlardan iyi mi bilecek ki böyle ise kalkıştı?"demişler. Birkaç yıl sonra ağaçlar yetişmiş, meyve vermiş. Köylüler öncekidediklerini hatırlayıp utanmışlar ve bu defa "O kor değilmiş, meğer kor olanbizmişiz diyerek Aşık Veysel'i kutlamışlar. iste böylesine uzağı gören birinsandı o... Yetmiş yıl karanlık bir dünyada yaşadı (ölümü 21 Mart 1973). Fakatkaranlık gözlerindeydi yalnız, içi apaydınlıktı, şiirleri de öyle... Halkşiirimizin bu güçlü ozanı yarim yüzyılı aşkın bir sure yazdıklarıyla, calipsöyledikleriyle çevresine ışıklar saçtı. Sanırım simdi de mezarında son uykusunuışıklar içinde uyuyordur. Yalnız çağımızda yasayanlar değil, bizden çok sonrayasayacaklar da "Dostlar Beni Hatırlasın" şiirini unutmayacaklar ve her zamanrahmetle anacaklardır.
Ben giderim adım kalır
Dostlar beni hatırlasın
Düğün olur bayram gelir
Dostlar beni hatırlasın
Can kafeste durmaz uçar
Dünya bir han, konan göçer
Ay dolanır yıllar geçer
Dostlar beni hatırlasın
Can bedenden ayrılacak
Tütmez baca, yanmaz ocak
Selam olsun kucak kucak
Dostlar beni hatırlasın...
İsteğim dileğim ver Hacı Bektaş
İndim eşiğine yüzümü sürdüm
Kusurum günahım var Hacı Bektaş
Kul olanın elbet olur kusuru Nesli Peygambersin cihanın nuru
Alisin Velisin Pirlerin Piri
Galma kusurlara Pir Hacı Bektaş
Horasandan ayak bastın uruma
Mucizeler şahit oldu pirime
Bak şu vaziyete bak şu duruma
Eşin yok cihanda bir Hacı Bektaş
Geçmem dedin duvarımda sinekten
Yalan sadir olmaz ervahı pekten
Sana inanmışım ervahtan kökten
Sana inanmayan kör Hacı Bektaş
Sana yalvarıyor VEYSEL biçare
Yine senden olur her derde çare
Bir arzuhal sundum gani Hünkare
Keremin ihsanın bol Hacı Bektaş
Beni Hor Görme Gardaşım
Beni Hor Görme Kardeşim
Sen Altındın Ben Tunç Muyum
Aynı Vardan Var Olmuşuz
Sen Gümüşsün Ben Saç Mıyım
Ne Var İse Sende Bende
Aynı Varlık Her Bedende
Yarin Mezara Girende
Sen Toksun Da Be Aç Miyim
Kimi Molla Kimi Derviş
Allah Bize Neler Vermiş
Kimi Arı Çiçek Dermiş
Sen Balsın Da Ben Cec Miyim
Topraktandır Cümle Beden
Nefsini Öldür Ölmeden
Böyle Emretmiş Yaradan
Sen Kalemsin Ben Uç Muyum
Topraktan Olduk Kardaşık
Aynı Yolcuyuz Yoldaşık
Sen Yolcusun Ben Bacmiyim
Dost Dost Diye Nicesine Sarıldım
Benim Sadık Yarim Kara Topraktır
Beyhude Dolandım Boşa Yoruldum
Benim Sadık Yarim Kara Topraktır
Nice Güzellere Bağlandım Kaldım
Ne Bir Vefa Gördüm Ne Faydalandım
Her Turlu İsteğim Topraktan Aldım
Benim Sadık Yarim Kara Topraktır
Koyun Verdi Kuzu Verdi Sut Verdi
Yemek Verdi Ekmek Verdi Et Verdi
Kazma İle Dövmeyince Kıt Verdi
Benim Sadık Yarim Kara Topraktır
Ademden Bu Deme Neslim Getirdi
Bana Turlu Turlu Meyva Yetirdi
Her gün Beni Tepesinde Götürdü
Benim Sadık Yarim Kara Topraktır
Karnin Yardim Kazma İle Bel İle
Yüzün Yırttım Tırnak İle El İle
Yine Beni Karşıladı Gül İle
Benim Sadık Yarim Kara Topraktır
İşkence Yaptıkça Bana Gülerdi
Bunda Yalan Yoktur Herkesler Gördü
Bir Çekirdek Verdim Dört Bostan Verdi
Benim Sadık Yarim Kara Topraktır
Havaya Bakarsam Hava Alırım
Toprağa Bakarsam Dua Alırım
Topraktan Ayrılsam Nerde Kalırım
Benim Sadık Yarim Kara Topraktır
Dileğin Varsa İste Allah'tan
Almak İçin Uzak Gitme Topraktan
Cömertlik Toprağa Verilmiş Haktan
Benim Sadık Yarim Kara Topraktır
Hakikat Ararsan Açık Bir Nokta
Allah Kula Yakın Kul Da Allah'a
Hakkin Gizli Hazinesi Kara Toprakta
Benim Sadık Yarim Kara Topraktır
Bütün Kusurlarımı Toprak Gizliyor
Merhem Calip Yaralarımı Tuzluyor
Kolun Açmış Yollarımı Gözlüyor
Benim Sadık Yarim Kara Topraktır
Her Kim Ki Olursa Bu Sırr-ı Mazhar
Dünyaya Bırakır Ölmez Bir Eser
Gün Gelir Veysel'in Bağrına Basar
Benim Sadık Yarim Kara Topraktır
Derdimi Dökersem Derin Dereye
Derdimi dökersem derin dereye
Doldurur dereyi düz olur gider
Irakipler geldi girdi araya
Korkarım yar benden yoz olur gider
Ilgıt ılgıt yeller eser seherde
Yar beni düşürdü onulmaz derde
Yar ile buluşsak bir tenha yerde
Duyar düşmanlarım söz olur gider
Pervane ateşten sakınmaz canı
Uğruna koymuşum başı bedeni
Doldur tüfengini hedef al beni
Yaram doksan dokuz yüz olur gider
Veysel der çıkayım bir yüce dağa
Ağaçlar bezenmiş yeşil yaprağa
Bir gün olur tenim düşer toprağa
Karışır toprağa toz olur gider
Allah birdir Peygamber Hak
Rabbül alemindir mutlak
Senlik benlik nedir bırak
Söyleyim geldi sırası
Kürtü Türkü ne Çerkezi
Hep Ademin oğlu kızı
Beraberce şehit gazi
Yanlış var mı ve neresi
Kurana bak İncile bak
Dört kitabın dördü de hak
Hakir görüp ırk ayırmak
Hakikatte yüz karası
Binbir ismin birinden tut
Senlik benlik nedir sil at
Tuttuğun yola doğru git
Yoldan çıkıp olma asi
Yezit nedir, ne kızılbaş
Değil miyiz hep bir kardaş
Bizi yakar bizim ataş
Söndürmektir tek çaresi
Kişi ne çeker dilinden
Hem belinden, hem elinden
Hayır ve şer emelinden
Hakikat bunun burası
Şu alemi yaratan bir
Odur külli şeye Kadir
Alevi Sünnilik nedir
Menfaattir var varası
Cümle canlı hep topraktan
Var olmuştur emir Haktan
Rahmet dile sen Allah'tan
Tükenmez rahmet deryası
Veysel sapma sağa sola
Sen Allah'tan birlik dile
İkilikten gelir bela
Dava insanlık davası…
Bir Derd Ehli Bulsam Derdim Söylesem
Bir derd ehli bulsam derdim soylesem
Iyi olmaz derdlerim halim n'olacak
Hekimler derdime derman bulamaz
Bir degil bes degil derd kucak kucak
El vurma yarama yaklasma kardas
Derdimi soylesem tukenmez bas bas
Icimde yaniyor tutunsuz ates
Ceset soba gibi kalbim bir ocak
Aşıklar alemde gülmez dediler
Akar göz, yaslarim silmez dediler
El elin derdini bilmez dediler
Kimler gelip hatırımı soracak.
Katlan bu cefaya sabreyle gönül
Bu dünyanın isi hep böyle gönül
Başından geçeni sen söyle gönül
Neler geldi geç oldu olacak
Veysel'in derdine bulunmaz çare
Etseler vücudun hem pare pare
Bir arzuhal sundum hakiki yare
O yar gelip yaralarım saracak
Bir Küçük Dünyam Var İçimde Benim
Bir kucuk dunyam var icimde benim
Mihnetim ziynetim bana kafidir
Gorenler dar gorur genistir bana
Sohbetim ulfetim bana kafidir
Istemem dunyanin saltanatini
Suslu giyimini Arap atini
Bilirsem Turklugum var kiymetini
Vatanim milletim bana kafidir
Isterdim hayatta dusmanla savas
Milletime kurban olaydi bu bas
Nasip degil imis sehitlik kardas
Imanim niyetim bana kafidir
Dunya genis olsun ister dar olsun
Yeter ki kalbimde iman var olsun
Her zaman milletim bahtiyar olsun
Rutbemle mesnedim bana kafidir
Icimde beslerim bir buyuk ordu
Cignesin dusmani yukseltsin yurdu
Azmi zihniyeti Veysel'in derdi
Iste bu niyetim bana kafidir.
Aşkın Beni Elden Ele Gezdirdi
Askin beni elden ele gezdirdi
Cok dolandim bulamadim esini
Beni candan usandirdi bezdirdi
Tuzlu imis yiyemedim asini
Benim ile gezdin beni arattin
Beraber oturup beraber yattin
Turlu turlu gullerinden koklattin
Asik ettin gule bulbul kusunu
Altmis iki yildir seni ararim
Tukendi sabrim yoktur kararim
Daga tasa kurda kusa sorarim
Kimse bilmez hikmetini isini
Her millete birer yuzden gorundun
Kendini sakladin sardin sarindin
Bu dunyayi sen yarattin girindin
Her nesnede gosterirsin naksini
Gorenlere acik korlere gizli
Kimine gorundun oruc namazli
Veysel'e gorundun cilveli nazli
Tutan birakir mi senin pesini
Gönül Bir Güzeli Sevmiş
Gönül bir güzeli sevmiş ayrılmaz
Dolanır peşinde çoban misâli
Hiç kimse bu derdin dermânın bilmez
Azmış yaraları perişan hali
Lokman çâre bulmaz yoktur Eflâtun
Yârdan ayrılması ölümden çetin
Elde endaz ettim bu aşkın atın
Terkettim sılayı vatanı ili
Ferhat Şirin için kestiği taşlar
Benim senin için döktüğüm yaşlar
Seni yaksın beni yakan ateşler
Yaktı bu sinemi savruldu külü
Arılar bal için bekler petekler
Alır her çiçekten verir emekler
Mecnun Leylâ için pınarı bekler
Ben de bir yâr için olmuşum deli
Evvelden var idi bu sevda bende
İlikte damarda cesette canda
Ölünce hû çeksin kemiğim sinde
Dünyâda durunca Veysel'in dili
Ala gözlü benli dilber
Bir gün gelsen bize doğru
Seni sevdim can u dilden
Çekme kendini naza doğru
Ne pervam var ne de perdem
Sanma beni hali bir dem
Söyler seni teller her dem
Kulak versen saza doğru
Asika zulfukar isen
Gulsende güle zar isen
Hakikatli bir yar isen
Ben geleyim size doğru
Gönülleri bir edelim
Gayrileri biz nidelim
İkimiz de bir gidelim
Yürüyelim ize doğru
Bir gün için feryadı zar
Bülbül eder her dem seher
Aç sinemi gel gör ne var
Arttı derdim yüze doğru
Kafi derdim bir derd katma
Veysel'i yabana atma
Kerem eyle çok uzatma
Kavuşalım yaza doğru.
Hepimiz Bu Yurdun Evlatlarıyız
Bu nasıl kavgalar çirkin dogusler
Hepimiz bu yurdun evlatlarıyız
Yolumuza engel olur bu isler
Hepimiz bu yurdun evlatlarıyız
Birleşiriz bir bayrağın altında
Biz Türklerin ikilik yok aslında
Yanar tutuşuruz vatan aşkında
Hepimiz bu yurdun evlatlarıyız
Hedef alıp dövüştüğün kardeşin
Seni yaralıyor attığın taşın
Topluma zararlı yersiz savaşın
Hepimiz bu yurdun evlatlarıyız
Herkes ilim deryasında yüzüyor
Çıkmış ayin çevresinde geziyor
Yazık bize yollarımız uzuyor
Hepimiz bu yurdun evlatlarıyız
Kitaplar yazılmış nasihat dolu
Birlikte güçlenir gençliğin kolu
Gençliğe emanet Atatürk yolu
Hepimiz bu yurdun evlatlarıyız
Söyler Veysel sözlerinden vazgeçmez
Bulanık çeşmeden kimse su içmez
Ganadı olmasa kuşlar da uçmaz
Hepimiz bu yurdun evlatlarıyız
Memlekete Destan Oldum
Memlekete destan oldum
Karim beni beğenmedi
Esten oldum dosttan oldum
Yarim beni beğenmedi
Ne söylesem "deli" dedi
"Meyva vermez cali" dedi
"Açma bana kolu" dedi
Sarim beni beğenmedi
Ben gönlümün valisiyim
Altı çocuk velisiyim
Bir güzel delisiyim
Durum beni beğenmedi
Yine düştüm dilden dile
Göz yaşlarım sile sile
Attı beni gurbet ele
Yarim beni beğenmedi
Geçti güzelliğin cağı
Golkoy'e kurdum otagi
Guz geldi doktu yapragi
Dalim beni begenmedi
Veysel yonum yare dondum
Lodos degmis kara dondum
Yesillenmis yare dondum
Pirim beni begenmedi
Sen Olmasan
Sen bir aşksın ben bir mecnun
Sen olmasan ben olmazdım
Sen bir gülsün ben bir bülbül
Sen olmasan ben olmazdım
Kalbimde yaşarsın her an
Varım yoğum sensin inan
Kalbimdeki aziz mihman
Sen olmasan ben olmazdım
Ansızın kalbime girdin
Türlü türlü dertler verdin
Beraberce çeker derdin
Sen olmasan ben olmazdım
Sensin benim cümle varım
Yoktur başka kisb ü kârım
Hem yazımsın hem baharım
Sen olmasan ben olmazdım
Bağrımdaki açan çiçek
Türlü koku türlü irenk
Bu bendeki olan gerçek
Sen olmasan ben olmazdım
Dokun Veysel tele dokun
Coştu gönül etti akın
Sensin bana benden yakın
Sen olmasan ben olmazdım
Sen Bir Ceylan Olsan Ben De Bir Avcı
Sen bir ceylan olsan ben de bir avci
Avlasam collerde saz ile seni
Bulunmaz dermani yoktur ilaci
Vursam yaralasam soz ile seni
Kurulma sevdigim guzelim deyin
Baglanma karayi allari geyin
Ben bir coban olsam sen de bir koyun
Seslesem elime tuz ile seni
Koyun olsan otlatirdim yaylada
Tellerini yoldurmazdim hoyrada
Balik olsan takla donsen deryada
Dusursem toruma bez ile seni
Veysel der ismini koymam dilimden
Ayri dustum vatanimdan ilimden
Kus olsan da kurtulmazdin elimden
Eger gorsem idi goz ile seni
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Aşık Reyhani
| ||
1932 yılında Hasankale'nin Alvar köyünde doğdu. Asıl adı Yaşar Yılmaz'dır. İran'dan göçen babası önce Kars'a daha sonra Erzurum'a yerleşti. Aşık Reyhani'nin çocukluğu köyünde geçti. Zaman zaman komşu köylere gitme olanağı bulduysa da daha başka yerlere gidemedi. Okuma yazmayı okula gitmeden öğrendi. Sonraki yıllarda ise dışarıdan sınava girerek diploma aldı. Bekir Karadeniz | ||
Bağlar | | Veremem |
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Aşık Hüseyin Çırakman
|
| ||
| |||
1 | 3 | ||
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Ali Kızıltuğ
| ||
ali onur | ||
Eserlerinden bazıları: | ||
Asrı Gurbet Harap Etmiş Köyümü | | Mursal'dan Çıktım Hekme'ye Doğru (Barabar) |
| ||
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı